ORTADOĞU’YU TASARIMLARIYLA SARSAN İKİZLERİN GÜZELLİK SIRLARI

Duygu ve Hande Gülşen, tasarıma gönül vermiş ikiz kız kardeş… Aslında turizm eğitimi alıp turizmci olmalarına rağmen, hayallerinin peşini bırakmamış ve moda dünyasına 2008 yılında kurdukları 2WINS markasıyla “renkli” bir giriş yapmışlar. Eğlenceli, renkli ve el işçiliği tasarımlarıyla Ortadoğu pazarının dikkatini de çekip kısa sürede uluslarası marka olmayı başaran tasarımcılarla moda trendlerini, Türk ve Ortadoğu kadınının zevklerini, başarılı kadın girişimcilerin sırlarını konuştuk...

2WINS markasını kurma fikri nasıl oluştu?
Tasarım işine hayallerimizin izinden giderek, çok içsel duygularla başladık. Eğitimini aldığımız turizm sektöründe çalışmak yerine, çocukluk hayalimiz olan moda tasarımcılığına yöneldik. Tekstil sektöründe yirmi iki yaşından beri aktif olarak çalışıyoruz, 2008 yılında da kendi markamızla sektöre giriş yaptık. Modada en önemli şey sürekli öğrenmek, bizi de bilmekten ziyade öğrenmek heyecanlandırıyor. Öğrenme arzusu bizi kamçılıyor.

Tasarımlarınızda sizi farklılaştıran noktalar neler?
Kullandığımız canlı renkler ve el işi. Girişimci iki kadın olarak, ülkemizde kadınların iş hayatına girmesini çok önemsediğimiz için kendi tasarım anlayışımızda da bu nokta önemli bir yer teşkil ediyor. El işi ekibinde yaklaşık elli kadın çalışıyor, eşleri tarafından çalışmasını istenmeyen kadınlar bunlar. Kendi evlerinde sabah veya akşam tasarımlara el işi çalışmalar yaparak kendi ekonomilerine de katkıda bulunmuş oluyorlar. Bu ekipteki kadınların en büyük mutluluklarından biri de kendi işledikleri giysileri Aşk-ı Memnu Kiralık Aşk, gibi dizilerde görmek. Yaptıkları gerçekten sanat ve maalesef ülkemizde el işi tasarımların kıymeti pek bilinmiyor.

Siyah giymeyi çok seven Türk kadınına bu kadar canlı, neşeli renkler sunmak zor değil mi?
Tasarımlarımızda farklı, göze çarpan renkler kullanıyoruz, bizim siyah tasarımlarımız bile muhakkak renkli işlemelerle süsleniyor. Türk kadını ise siyah gibi daha klasik renkleri seviyor. Dolayısıyla renkleri benimsetmek ve onların diline inandırmak biraz zaman alıyor.

Satış yaptığınız diğer ülkelerdeki kadınlarla, Türk kadınları arasında zevk açısından nasıl farklar var?
Yirmi üç ülkeye ihracat yapıyoruz ve on sekiz ülkede elli satış mağazamız var. Bunların arasında hem Ortadoğu, hem de Avrupa ülkeleri olduğundan 100 parçaya yakın ürün çıkartıp, farklı kültürlerin zevklerine hitap etmeye çalışıyoruz. Belli bir kontrol mekanizmasının ve mahalle baskısının olduğu bölgede yaşayan Ortadoğu kadını, canlı renkleri çok seviyor. İnançlarından dolayı giysilerin üzerinde yüz motifinin kullanılmasına tepki verebiliyorlar. Bir yandan da Türk tasarımlarına çok büyük bir ilgileri var, Kuveyt’teki The Avenues Mall’da mağazamızın açılışı sırasında 50-60 kadar kamera bizi haber yapmak için çekiyordu.

2015-2016 Sonbahar- Kış koleksiyonunda nelerden ilham aldınız? Bu en çok öne çıkan trendler neler?
Bu sezon hazırladığımız koleksiyonda, kış aylarında görmeye pek alışık olmadığımız turuncular, pembeler ve işlemeler var. Seyahatlerimizden ilham alarak farklı konseptleri bir araya getirdik. New York sokakları, Londra’daki yağmurlu günler, Küba’nın egzotik atmosferi bize ilham verdi ve bu ilham işlemelere, desenlere yansıdı. Örneğin nakış ve boncuk işlemeleri, Paris damgalı mektuplarla buluşturduk. Bu kış kaşmir ceketleri, ipekli uçuş uçuş elbiselerle giyerek soğuk havalara meydan okumak moda. Püsküllü elbise ve ceketler, nostaljik balon etekler, işlemeli eşofman takımlar ve işlemeli jean’ler de çok kullanılacak.

2016 Yaz sezonunda bizi neler bekliyor? Şimdiden yaz trendleri bilmekte fayda var.
Yaz koleksiyonumuzda doğaya dönüş temasından esinlenerek nakışlarda tropik hayvanlar; renk olarak da sarı, yeşil, uçuk mavi ve kırmızı kullandık.

Türk kadınına vereceğiniz en önemli stil tüyosu ne olurdu?
Vücut yapısına ve proporsiyon prensibine göre giyinmeleri ve mevcut trendlere çok kapılmadan kendi tarzlarını oluşturmaları. 

Moda sizce güzellikle bir bütün mü, sizin güzellik ritüelleriniz var mı?
Moda bizce bir bütün. Doğallığı ön planda tutmaya çalışıyoruz. Çok ağır makyaj yapmıyoruz. Makyajda kendimizle bağdaştırdığımız doğal tarzı uyguluyoruz: Hafif bir pudra, gözlerde rimel, ruj ve allıkta şeftali tonları, fresh tonlar seviyoruz. Kuveyt’te mağaza açılışında bizim için makyaj artisti çağırıldı. Bize eyeliner ve takma kirpik uyguladılar ancak çok rahat edemedik. Biz “var ama yok gibi” makyajı seviyoruz.

Ne tür kokulardan hoşlanırsınız? Parfüm tercihiniz nedir?
Amber içeren, yoğun kokuları çok seviyoruz. Çok şekerli kokular bize göre değil.

Sağlıklı bir cilt için beslenme ve spor alışkanlıklarınız var mı?
Sağlıklı bir hayat yaşamaya çalışıyor, beslenmemize özellikle dikkat ediyoruz. Yemek yediğimiz saatlere önem veriyor, sebze ve meyve ağırlıklı besleniyoruz. İçki yerine bol bol su içmeyi tercih ediyoruz. Yaşam tarzı cilt güzelliğini çok etkiliyor. Özel antrenör ile birlikte spor yapmaya başladık. Beden kadar ruh sağlığı da çok önemli.

Cilt bakımı için uyguladığınız ritüel nedir?
Ritüel olarak da yıkama, tonik ve nemlendirme. Yaşını durduruyor olması güzel. Bakımlı olmak güzel.

Sevgililer günü için kadınlara stil ve bakım öneriniz neler olur?
Sevgililer Günü konseptine uygun bir stil yaratmalarını tavsiye ederiz. Makyaj yaparken tek bir nokta vurgulanmalı. Fresh ve renkli dudaklar yaratmak ya da etkileyici ve yoğun bir göz makyajı uygulamak hoş olacaktır. Kırmızı, bu gecenin rengi. Sevgilinizle geçireceğiniz bu özel gecede kırmızı ağırlıklı mini bir elbise ya da işlemeli uzun bir kırmızı tuvaletle özel bir görünüm yaratabilirsiniz. 

Words by: Photographs by: Ela Apa